Evliliklerde sorunlarla karşılaşmak kaçınılmazdır, ancak önemli olan bu sorunları nasıl ele aldığınızdır. Sağlam bir ilişki için doğru çözüm yöntemleri hayati önem taşır. Sorunlarınızı etkili bir şekilde çözebilmeniz için derlediğimiz stratejilere göz atın!
Evlilik
Evlilik, farklı ortam ve kültürde yetişmiş bireylerin, anlaşarak medeni hukukun çizdiği sınırlar ve zorunluluklar içinde, ömür boyu sürecek bir birlikteliğe adım atmasıdır. İnsan neslinin devamı ve toplumun temel taşı olan aile birlikteliği, evlilikle beraber başlar. Her toplumda evlilik sorumlulukları ve değeri hemen hemen aynı olsa da, değişik kültürlerde ufak tefek farklılıklar vardır. Gelişmiş her toplum, evliliklerini medeni hukukun çizdiği resmi sınırlar ve sorumluluklar ile tanımlar. Tüm bunlar, evliliğin teorik tanımıdır. Ancak, pratikte evliliğin teorik tanımından daha karmaşık ve zor olduğu aşikardır. Pratik anlamda her kültüre ve dine göre değişen şekillerde tanımlamalar yapılabilir. Fakat günümüzde evrensel hukuk sistemine göre yapılan tanımı yukarıda belirttik.
Evlilikte çiftler genellikle ortak noktalara vurgu yaparak ilişkiyi kurgularlar. Bu, en büyük hatalardan biridir. Evlilikte önemli olan, çiftlerin ortak olduğu değil, ortak olmadıkları konulardır. Çünkü evlilikler, genellikle ortak olmayan konulardan kaynaklanan sorunlar nedeniyle sona erer. Çiftler, rasyonel düşünüp, farklılıkların evliliklerini nasıl etkileyeceğini sağduyu ile değerlendirmelidirler.
Evlilikte Sorun Tanımlama Bilgisi
Yukarıda değindiğimiz hususlar, flört döneminde dikkat edilmesi gereken ayrıntılardır. Tüm bunlara rağmen, evlilik, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile devam ettirilmesi gereken bir süreçtir. Evlilikte sorunları tanımlama bilgisi oldukça önemlidir. Sorunlar tanımlanmadığında, büyüyerek içinden çıkılamaz hale gelir ve geri dönülemez sonuçlar doğurabilir. Sorunu tanımlama derken birkaç konuya değinelim.
Çiftleri sinirlendiren sorunların kaynağı, sebebi ve anlaşılması; bu sorunların saklanmadan tüm çıplaklığıyla ortaya dökülmesi gerekir. Ancak bu şekilde sorun tam anlamıyla tanımlanabilir. Buna kısaca “Nedensellik İlkesi” diyebiliriz. Bu yöntemle sorun, karmaşık hale gelmeden tespit edilir.
Sorumluluk Paylaşımı
Yaşanan sorunlarda sorumluluğun ortak paylaşılması çok önemlidir. Çünkü evlilikte sorunlar bireysel değildir. Bireysel olmayan bir sorunu sadece tek kişiye yüklemek doğru olmaz. “Sen – ben” sorunundan öte, “biz” olma liyakatine ulaşılabilmelidir. Evlilikte ortaya çıkan sorunlar, çiftlerin yetiştiği sosyal ortamda değerlendirilip, belli bir hoşgörü ile ele alındığında, çözüm noktasında yumuşamalar sağlanabilir. Her soruna verilen tepkinin kökenine inildiğinde, genellikle çocukluk döneminden ve aileden gelen yetiştirilme tarzının etkili olduğu unutulmamalıdır.
Farklı kişiliklerin ve düşüncelerin olması son derece doğaldır. Çiftler, bu gerçeği akıllarında tutmalıdırlar. Her insanı tek tip düşünmeye ve davranmaya zorlamak, fıtratına aykırıdır. Çiftler, ne olursa olsun “benim gibi düşüneceksin” gibi insani olmayan bir yaptırım şartına başvurmamalıdırlar. İnsana zincir vurabilirsiniz ama düşüncelerine vuramazsınız. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, empati yapabilme yeteneğidir. Sorunlar büyüdüğünde çiftler bu yeteneği kullanmalıdırlar.
Sevgi Emek İster
“Sevgi emek ister” sözü, herkesin dilinde olan hem romantik hem de gerçekçi bir ifadedir. Peki, “evlilikte emek nedir?” gibi zor bir soru sorarsak, acaba cevabı ne olurdu? Bu zor sorunun cevabını aslında yukarıda, soruyu sormadan önce verdik. Tüm bunları yapan çiftler gerçekten birbirlerine emek vermiş demektir. Sevgi emek ister; evlilikte de emek gerekir. Sevgi temelli kurulan evliliklerin, sorun tanımlama yetisinin eksikliğinden dolayı kısa sürede sona erdiği düşünüldüğünde, gelecekteki nesillerin bu sorunları aşabilmesi için düşünme ve yorum yapma yeteneklerinin güçlendirilmesi gerektiğini bilmeliyiz. Eğitim sistemimiz de bu konuda gözden geçirilmelidir.